Sağlık

ERÜ Hastanelerinde, “Meme Kanseri Farkındalık Konferansı” Düzenlendi

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

ERÜ Hastanelerinde, “Meme Kanseri Farkındalık Konferansı” Düzenlendi

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanelerinde sağlık çalışanlarına yönelik “1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı” etkinlikleri kapsamında konferans düzenlendi. Gevher Nesibe Hastanesi Başhekimlik Toplantı Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe ERÜ Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mevlüde İnanç konuşmacı olarak katıldı. Konferansa ERÜ Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oktay Bozkurt, hekimler, hemşireler ile hastanede görev yapan diğer personel katıldı. Prof. Dr. Mevlüde İnanç yaptığı konuşmada, kadınların meme kanseri konusunda dikkatli olmaları gerektiğini, kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu, büyük çoğunlukla sebebinin bilinmediğini, birçok risk faktörünün bulunduğunu, önlemek için etkinliği kanıtlanmış birincil koruma yönteminin olmadığını söyledi. Prof. Dr. İnanç, “İkincil koruma yöntemi, klinik bulguların ortaya çıkmadan yakalanmasıdır. Bunun için Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM), Klinik Meme Muayenesi (KMM) ve mamografi yapılmalıdır. Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanmaktadır.” dedi. Prof. Dr. Mevlüde İnanç, Meme kanserinde koruyucu faktörler, risk faktörleri, genetik, risk değerlendirme yöntemleri, patoloji, klinik özellikleri, meme kanserinin belirti ve bulguları ile ulusal meme kanseri tarama standartları hakkında bilgiler verdi. Prof. Dr. İnanç son olarak, “Tedavide başarı sağlamanın en önemli nedeni, hastalığın erken evrede yakalanmasıdır. Korkma, farkında ol, geç kalma.” ifadelerini kullandı.

Kayseri il Sağlık Müdürlüğü’nden bilgilendirme

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri, dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucunda gelişen meme kanseri, çoğunlukla süt kanallarında (duktuslar) veya süt üreten bezlerde (lobüller) ortaya çıkmaktadır.
Meme kanseri erken evrelerde herhangi bir belirti vermeden gelişebilir. Hastalık ilerledikçe çevre dokulara ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Buna karşılık, meme kanserinin erken evrede tespit edilmesi ve uygun tedaviye zamanında başlanması; tedavi seçeneklerinin artmasına, tedavi başarısının yükselmesine ve hastalığa bağlı olumsuz sonuçların azaltılmasına katkı sağlamaktadır.
Bu nedenle meme kanserinde farkındalığın artırılması, uygun yaş grubundaki kadınların düzenli taramalara katılması ve memede ortaya çıkan olağan dışı değişikliklerin gecikmeden değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Meme kanseri erken dönemde herhangi bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle kişinin kendini sağlıklı hissetmesi veya herhangi bir şikâyetinin bulunmaması, meme kanseri olmadığı anlamına gelmez. Belirti vermeyen meme kanserlerinin erken dönemde tespit edilmesinde düzenli taramalar önemli bir yere sahiptir.
Meme kanserinin en sık görülen belirtilerinden biri, memede genellikle ağrısız, zamanla büyüyebilen bir kitlenin ele gelmesidir. Bununla birlikte, memede veya çevresindeki dokularda ortaya çıkan her değişiklik kanser anlamına gelmemekle birlikte, aşağıdaki belirtiler meme kanserinin habercisi olabilir ve mutlaka dikkate alınmalı, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

• Memede veya koltuk altında ele gelen kitle ya da şişlik,
• Memenin şekil veya boyutunda belirgin değişiklik,
• Meme cildinde kalınlaşma, kızarıklık veya portakal kabuğu görünümü,
• Meme ucunda içe çekilme veya çöküntü,
• Meme ucunda kabuklanma veya ciltte çekilme,
• Meme başından, özellikle kendiliğinden gelen kanlı akıntı,
• Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde şişlik ya da kitle.

Meme Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Meme kanseri, genetik, hormonal, biyolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebilen bir hastalıktır. Bazı risk faktörleri değiştirilemezken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle bazı risklerin azaltılması mümkündür.
Meme kanseri gelişme riskini artırabilen başlıca faktörler şunlardır:

• İleri yaş,
• Ailede meme kanseri öyküsünün bulunması,
• BRCA1 ve BRCA2 gibi meme kanseriyle ilişkili genlerde kalıtsal değişikliklerin bulunması,
• Erken yaşta adet görmeye başlamak ve geç yaşta menopoza girmek,
• Hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumu ileri yaşta yapmak,
• Hiç emzirmemiş olmak,
• Menopoz sonrası hormon tedavisi kullanmak,
• Yoğun meme dokusuna sahip olmak,
• Özellikle menopoz sonrası dönemde fazla kilolu veya obez olmak
• Yetersiz fiziksel aktivite,
• Alkol kullanımı,
• Tütün ve tütün ürünleri kullanımı,
Ulusal Meme Kanseri Tarama Standartları

• 20 yaşından itibaren: Kadınların kendi kendine meme muayenelerini yapmaları, memelerinde meydana gelebilecek değişikliklerin farkında olmaları ve olağan dışı bir değişiklik fark etmeleri durumunda sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilmektedir.
• 20 yaşından itibaren: Yılda bir klinik meme muayenesi yapılması önerilmektedir.
• 40–69 yaş arası: Yılda bir klinik meme muayenesi ve iki yılda bir mamografi yapılması önerilmektedir.
Unutmayın: Meme kanseri taraması, herhangi bir şikâyeti olmayan kadınlarda hastalığı erken dönemde tespit etmek amacıyla yapılır. Tarama yaş grubundaysanız belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanın. Memede veya meme çevresinde yeni ve olağan dışı bir değişiklik fark ederseniz, tarama zamanını beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Meme Kanserinde Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Meme kanseri, her hastada farklı özellikler gösterebilen bir hastalıktır. Bu nedenle tedavi planı; hastalığın türü ve evresi, tümörün biyolojik ve moleküler özellikleri, hormon reseptör durumu, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu gibi birçok faktör birlikte değerlendirilerek oluşturulur. Tedavi süreci, farklı uzmanlık alanlarından sağlık profesyonellerinin bir arada değerlendirme yaptığı multidisipliner bir yaklaşımla planlanır.
Meme kanserinde başlıca tedavi yöntemleri şunlardır:
• Cerrahi tedavi: Tümörün çıkarılmasını ve gerekli durumlarda çevresindeki dokuların veya lenf bezlerinin değerlendirilmesini ya da çıkarılmasını amaçlar.
• Kemoterapi (ilaç tedavisi): Kanser hücrelerinin yok edilmesi veya çoğalmasının ve yayılmasının engellenmesi amacıyla kullanılan sistemik ilaç tedavisidir.
• Radyoterapi (ışın tedavisi): Kanser hücrelerini yok etmek veya hastalığın bulunduğu bölgede yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak amacıyla yüksek enerjili ışınların kullanıldığı tedavidir.
• Hormon tedavisi: Hormon reseptörü pozitif meme kanserlerinde, östrojen ve/veya progesteron gibi hormonların kanser hücreleri üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla uygulanır.
• Hedefe yönelik tedaviler: Kanser hücrelerinde bulunan belirli moleküler özellikleri hedef alan ilaçlarla uygulanan tedavilerdir.
• İmmünoterapi: Bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı yanıtını güçlendirmeyi veya düzenlemeyi amaçlayan tedavilerdir. Uygun hastalarda ve belirli tümör özelliklerinin varlığında kullanılabilir.
Tedavi yöntemi ve tedavilerin hangi sırayla veya birlikte uygulanacağı, her hastanın özelliklerine göre belirlenir. Erken evrede tespit edilen meme kanserinde tedavi başarısı ve sağkalım sonuçları ileri evre hastalığa göre daha olumludur. Bu nedenle meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesi, tedaviye zamanında başlanması ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.“Vakit kaybetme, taramanı erteleme.”
“Farkında ol, erken tanı ile güçlü ol”
“Kanserde erken teşhis, hayat kurtarır”

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

ERÜ Hastanelerinde, “Meme Kanseri Farkındalık Konferansı” Düzenlendi

ERÜ Hastanelerinde, “Meme Kanseri Farkındalık Konferansı” Düzenlendi

ERÜ Hastanelerinde, “Meme Kanseri Farkındalık Konferansı” Düzenlendi

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Hastanelerinde sağlık çalışanlarına yönelik “1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı” etkinlikleri kapsamında konferans düzenlendi. Gevher Nesibe Hastanesi Başhekimlik Toplantı Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe ERÜ Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mevlüde İnanç konuşmacı olarak katıldı. Konferansa ERÜ Tıp Fakültesi Medikal Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oktay Bozkurt, hekimler, hemşireler ile hastanede görev yapan diğer personel katıldı. Prof. Dr. Mevlüde İnanç yaptığı konuşmada, kadınların meme kanseri konusunda dikkatli olmaları gerektiğini, kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu, büyük çoğunlukla sebebinin bilinmediğini, birçok risk faktörünün bulunduğunu, önlemek için etkinliği kanıtlanmış birincil koruma yönteminin olmadığını söyledi. Prof. Dr. İnanç, “İkincil koruma yöntemi, klinik bulguların ortaya çıkmadan yakalanmasıdır. Bunun için Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM), Klinik Meme Muayenesi (KMM) ve mamografi yapılmalıdır. Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Her 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanmaktadır.” dedi. Prof. Dr. Mevlüde İnanç, Meme kanserinde koruyucu faktörler, risk faktörleri, genetik, risk değerlendirme yöntemleri, patoloji, klinik özellikleri, meme kanserinin belirti ve bulguları ile ulusal meme kanseri tarama standartları hakkında bilgiler verdi. Prof. Dr. İnanç son olarak, “Tedavide başarı sağlamanın en önemli nedeni, hastalığın erken evrede yakalanmasıdır. Korkma, farkında ol, geç kalma.” ifadelerini kullandı.

Kayseri il Sağlık Müdürlüğü’nden bilgilendirme

Meme Kanseri Nedir?

Meme kanseri, dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucunda gelişen meme kanseri, çoğunlukla süt kanallarında (duktuslar) veya süt üreten bezlerde (lobüller) ortaya çıkmaktadır.
Meme kanseri erken evrelerde herhangi bir belirti vermeden gelişebilir. Hastalık ilerledikçe çevre dokulara ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Buna karşılık, meme kanserinin erken evrede tespit edilmesi ve uygun tedaviye zamanında başlanması; tedavi seçeneklerinin artmasına, tedavi başarısının yükselmesine ve hastalığa bağlı olumsuz sonuçların azaltılmasına katkı sağlamaktadır.
Bu nedenle meme kanserinde farkındalığın artırılması, uygun yaş grubundaki kadınların düzenli taramalara katılması ve memede ortaya çıkan olağan dışı değişikliklerin gecikmeden değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Meme kanseri erken dönemde herhangi bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle kişinin kendini sağlıklı hissetmesi veya herhangi bir şikâyetinin bulunmaması, meme kanseri olmadığı anlamına gelmez. Belirti vermeyen meme kanserlerinin erken dönemde tespit edilmesinde düzenli taramalar önemli bir yere sahiptir.
Meme kanserinin en sık görülen belirtilerinden biri, memede genellikle ağrısız, zamanla büyüyebilen bir kitlenin ele gelmesidir. Bununla birlikte, memede veya çevresindeki dokularda ortaya çıkan her değişiklik kanser anlamına gelmemekle birlikte, aşağıdaki belirtiler meme kanserinin habercisi olabilir ve mutlaka dikkate alınmalı, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

• Memede veya koltuk altında ele gelen kitle ya da şişlik,
• Memenin şekil veya boyutunda belirgin değişiklik,
• Meme cildinde kalınlaşma, kızarıklık veya portakal kabuğu görünümü,
• Meme ucunda içe çekilme veya çöküntü,
• Meme ucunda kabuklanma veya ciltte çekilme,
• Meme başından, özellikle kendiliğinden gelen kanlı akıntı,
• Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde şişlik ya da kitle.

Meme Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?

Meme kanseri, genetik, hormonal, biyolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebilen bir hastalıktır. Bazı risk faktörleri değiştirilemezken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle bazı risklerin azaltılması mümkündür.
Meme kanseri gelişme riskini artırabilen başlıca faktörler şunlardır:

• İleri yaş,
• Ailede meme kanseri öyküsünün bulunması,
• BRCA1 ve BRCA2 gibi meme kanseriyle ilişkili genlerde kalıtsal değişikliklerin bulunması,
• Erken yaşta adet görmeye başlamak ve geç yaşta menopoza girmek,
• Hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumu ileri yaşta yapmak,
• Hiç emzirmemiş olmak,
• Menopoz sonrası hormon tedavisi kullanmak,
• Yoğun meme dokusuna sahip olmak,
• Özellikle menopoz sonrası dönemde fazla kilolu veya obez olmak
• Yetersiz fiziksel aktivite,
• Alkol kullanımı,
• Tütün ve tütün ürünleri kullanımı,
Ulusal Meme Kanseri Tarama Standartları

• 20 yaşından itibaren: Kadınların kendi kendine meme muayenelerini yapmaları, memelerinde meydana gelebilecek değişikliklerin farkında olmaları ve olağan dışı bir değişiklik fark etmeleri durumunda sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilmektedir.
• 20 yaşından itibaren: Yılda bir klinik meme muayenesi yapılması önerilmektedir.
• 40–69 yaş arası: Yılda bir klinik meme muayenesi ve iki yılda bir mamografi yapılması önerilmektedir.
Unutmayın: Meme kanseri taraması, herhangi bir şikâyeti olmayan kadınlarda hastalığı erken dönemde tespit etmek amacıyla yapılır. Tarama yaş grubundaysanız belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanın. Memede veya meme çevresinde yeni ve olağan dışı bir değişiklik fark ederseniz, tarama zamanını beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Meme Kanserinde Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Meme kanseri, her hastada farklı özellikler gösterebilen bir hastalıktır. Bu nedenle tedavi planı; hastalığın türü ve evresi, tümörün biyolojik ve moleküler özellikleri, hormon reseptör durumu, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu gibi birçok faktör birlikte değerlendirilerek oluşturulur. Tedavi süreci, farklı uzmanlık alanlarından sağlık profesyonellerinin bir arada değerlendirme yaptığı multidisipliner bir yaklaşımla planlanır.
Meme kanserinde başlıca tedavi yöntemleri şunlardır:
• Cerrahi tedavi: Tümörün çıkarılmasını ve gerekli durumlarda çevresindeki dokuların veya lenf bezlerinin değerlendirilmesini ya da çıkarılmasını amaçlar.
• Kemoterapi (ilaç tedavisi): Kanser hücrelerinin yok edilmesi veya çoğalmasının ve yayılmasının engellenmesi amacıyla kullanılan sistemik ilaç tedavisidir.
• Radyoterapi (ışın tedavisi): Kanser hücrelerini yok etmek veya hastalığın bulunduğu bölgede yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak amacıyla yüksek enerjili ışınların kullanıldığı tedavidir.
• Hormon tedavisi: Hormon reseptörü pozitif meme kanserlerinde, östrojen ve/veya progesteron gibi hormonların kanser hücreleri üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla uygulanır.
• Hedefe yönelik tedaviler: Kanser hücrelerinde bulunan belirli moleküler özellikleri hedef alan ilaçlarla uygulanan tedavilerdir.
• İmmünoterapi: Bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı yanıtını güçlendirmeyi veya düzenlemeyi amaçlayan tedavilerdir. Uygun hastalarda ve belirli tümör özelliklerinin varlığında kullanılabilir.
Tedavi yöntemi ve tedavilerin hangi sırayla veya birlikte uygulanacağı, her hastanın özelliklerine göre belirlenir. Erken evrede tespit edilen meme kanserinde tedavi başarısı ve sağkalım sonuçları ileri evre hastalığa göre daha olumludur. Bu nedenle meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesi, tedaviye zamanında başlanması ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.“Vakit kaybetme, taramanı erteleme.”
“Farkında ol, erken tanı ile güçlü ol”
“Kanserde erken teşhis, hayat kurtarır”

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…